Blog Haber

Resmin büyük halini görmek için tıklayın

03 Haziran 2020 - 1:00 'de eklendi ve 3.582 views kez görüntülendi.
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

65 Yaș Üstü Yasağının Kalkacağı Tarih Belli Oldu

Yeni tip Koronavirüs’le (Covid-19) mücadele
kapsamında risk grubunda olușturdukları için
sokağa çıkmaları yasaklanan 65 yaș ve üzeri
vatandașların sokağa çıkma yasağı kalkacağı
tarih açıklandı
Yeni tip Koronavirüs’le (Covid-19) mücadele
kapsamında risk grubunda olușturdukları için
sokağa çıkmaları yasaklanan 65 yaș ve üzeri
vatandașların sokağa çıkma yasağı, 15
Haziran’da veya haziran ayının sonunda
kalkacağı söylendi
Koronavirüs salgınının rakamlarda
düșmesiyle birlikte, hayat yeni normale
dönmeye bașlarken; berberler, kuaförler,
güzellik salonlarına açılıș izni verilirken
restoran ve kafeler de 1 Haziran’da açılacak.
Hürriyet’ten Gizem Karakıș’ın haberine göre;
65 yaș üzerine vatandașların sokağa çıkma
kısıtlamasının tamamen kaldırılması kararı
vaka sayılarındaki artıș ya da azalmaya göre
verilecek.
Seyahat kısıtlamalarının kalkmasının
ardından vaka artıșı olup olmayacağı
gözlendikten sonra 65 yaș ve üzeri için
uygulanan kısıtlamaların tamamen kalkması
gündeme gelecek. Riskli çalıșma
gruplarından diș hekimleri için de
kısıtlamanın ağustos ayına kadar devam
etmesi bekleniyor.
Bilim Kurulu Üyesi Ateș Kara’dan
normalleșme uyarısı Hacettepe Üniversitesi
Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları
Öğretim Üyesi olan Ateș Kara, Sözcü
HaftaSonu‘na konuștu. Kara, “Hepimizin
artık yorulduğu ve sıkıldığı günlerdeyiz,
ancak aramızdaki fiziki mesafeye, maskeye,
hijyen kurallarına lütfen sıkı sıkıya uyalım”
diye uyardı. İște Ateș Kara’nın Sözcü’nün
sorularına verdiği yanıtlar:
– Ateș Kara’nın hikayesi nerede bașladı?
1970 Ankara doğumluyum. Babam devlet
memuruydu. Aslında yașamımın tamamı
Ankara’da geçti. İki çocuklu bir ailenin büyük
çocuğuyum. Her zaman saygı ve sevgi ile
birlikte büyüdük ve hala doğduğumuz
șehirde yașıyoruz.

– Nasıl bir öğrenciydiniz? Genel olarak
bașarılı, ancak karnesinde not çeșitliliği olan
bir öğrenciydim. Ankara Lisesi’nde okudum.
En zorlandığım ders aslında müzikti. Lisede o
nedenle seçmeli ders olarak Almanca
seçmiștim ancak okulu bitirirken İngilizce Tıp
Fakültesi’ni kazandığımı öğrenen yabancı dil
öğretmenlerim çok mutlu olmuștu.
ÇOCUKLUĞUMDA HAYALİM ASTRONOT
OLMAKTI – Hayaliniz miydi doktor olmak?
İlkokulda birçok çocuğun o dönemde çok
önde olan uzay çalıșmaları nedeniyle büyük
olasılıkla hayali astronot olmaktı. Ortaokul
dönemi ise biraz daha gerçekçi olarak
astronotluktan pilotluğa kaydı. Lise yıllarının
son günü dahil, elektrik elektronik veya
bilgisayar mühendisliği istedim. Ancak ne
oldu ise sınavdan önceki gece puan olarak en
yüksek olan ve benim de tek tıp tercihim
Hacettepe İngilizce Tıp listeye girdi ve
șansım sonucu da oldu.
– Çocuk hastalıklarını seçmenizin özel bir
nedeni var mı? Öğrencilik yıllarında, hasta
gelen çocukların kendilerini iyi hissettikleri
anda ayaklanmaları, oyun oynamaya
bașlamaları, șikayetleri ne ise çok net ifade
etmeleri ve enerjileri benim önceliğimin
çocuklar olmasına neden oldu.
– Eșinizle nasıl tanıștınız? Eșim, hayat
arkadașım, yoldașım… Üniversite
döneminde tanıștık, eșim de doktor ve o
bana göre biraz daha zor bir alanda
Radyasyon Onkolojisi Uzmanı. Aynı sınıfta
olmanın avantajı ile onun aklını çelmeyi
bașardım ve sonrasında da Pınar ile hep
birlikte ilerledik.
– İkinizin de doktor olması zor mu? Çok,
özellikle kızımız açısından, ancak bu zorluğu
Pınar çok iyi yöneterek benden kaynaklı olan
açığı da hep kapatarak idare etmeyi bașardı.
– Karantina günleriniz nasıl geçiyor? En
büyük avantajı tüm yoğunluğumuza rağmen
kızımızın, üniversitede okuyor, yanımızda
olması, birlikte olmamız oldu. Aslında tüm
babalar için kız çocukları çok değerlidir.
Ancak benim için kızımın yașamıma kaynak
olduğunu da söylemek istiyorum.
– Kendinizi ve ailenizi virüsten nasıl
korudunuz? Söylediğimiz kurallara birebir
uyarak, hastanede de dıșarıda da…
– Bu süreç size neler kattı? Yașamın ne
kadar kıymetli olduğunu aslında, gündelik
yașamın hızlı akıșı içerisinde fark
etmediğimiz birlikte yemek yemenin,
sokakta yürümenin, parkta oturmanın ne
kadar güzel, gerekli ve en değerli, paha
biçilmez olduğunu görmemizi sağladı.
– Normalleșmenin bașladığı șu günlerde
milyonlara neler tavsiye edersiniz?
Hepimizin artık yorulduğu ve sıkıldığı
günlerdeyiz, ancak aramızdaki fiziki mesafeye, maskeye, hijyen kurallarına lütfen
sıkı sıkıya uyalım…
– İkinci bir dalga yașanabilir mi? Olasılığının
var olduğunu düșünerek hazırlıklarımızı
yapmamız lazım… Așı geliștirme çalıșmaları
bugün için beklediğimizden hızlı ilerliyor
ancak etkili bir așıya ulașmamızın zaman
alacağını düșünerek bizlerin kurallara
uymaya devam etmemiz gerekli. Sabırlı ve
azimlidir siz ağlarken bir anda güldürmeyi
bașarır Ateș Kara’nın yoğun korona
günlerinde en büyük destekçisi kendisi gibi
doktor olan eși Șakire Pınar Kara. Radyasyon
Onkolojisi Uzmanı olan Dr. Pınar Kara
yașadıkları süreci șöyle anlatıyor:
*Bu süreçte yașamın aslında ne kadar yalın
ve basit olduğunu, doğanın bizim gereksiz
tüketimlerimiz olmadığında kendini ne kadar
da çabuk yenileyebildiğini gördük. *Ateș,
yașam felsefesi sade ve samimi, yeni șeyler
öğrenirken bir çocuk kadar heyecanlı, ailemiz
ve dostları için yumușacık kalbi ile daima
ihtiyacımız olan desteği vermeye her daim
hazır, çalıșırken inanılmaz sabırlı azimli, siz
ağlarken bir anda güldüren kișidir.

POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ